Kitap Okumayı Öğrenmek ve Sevmek - Öneriler

 Esenlik dilerim,

Kitap okuma meselesi birazcık karışık. 16 yaşıma kadar toplasanız 2-3 kitap okumadım. Annem akademisyen ve çok kitap/yayın okuyordu (hâlâ okur), belkî buna bir tepki idi. Ancak 16 yaşımdan itibaren her şey değişmeye başladı. 

Kitabı nasıl severiz, nasıl okuruz, neden okumalıyız, nasıl okumalıyız? Elbette bir uzman değilim, kendi bakış açımdan sizlere bunları vereceğim.

Giriş

11 yaşımda programlamaya başlamıştım ve bunun için sosyallikte yaşıtlarımdan geri kalmıştım. 3,5 yıl üniversite takımında yüzmüş, Eskişehir'de dereceler kazanmış ancak bilgisayara dalarak yüzmeyi de bırakmıştım ki pişman olduğum tek konudur. 

Zaman içerisinde bunu fark edince, toparlamak için beden dili, psikoloji gibi kişisel gelişim kitaplarına sardım ki bence olayın başlangıcı bu alandır. Çünkü annem küçükken klâsikleri okumam için ısrar ettikçe, sıkılmıştım ve okumayı sevmemem belki buna bir tepkiydi.

Psikoloji, psikolojik savaş ve propagandaya; ve beden dili ise politikaya evrildi. Bu konuları merakla okudum ve siyasetle uğraşmak istedim. Tabii ailem 80'leri gördüğü için korktu. Üniversiteyi bitirdikten sonra uğraşırsın dedi.

Bilgisayar Mühendisliği

Yazılımı sevmiştim, 2008'e kadar sıkı yasaların olmaması; işletim sistemleri ve portallarda açıklar olması ve büyük firmaların yaptığı şeyleri ufak kod parçaları ile (ki xss scriptten tutun exploit, man in the middle yani ortadaki adam saldırılarına kadar, topluma açık ağları sniffer ile analize kadar her şey çok kolaydı) bir sürü şey yapmak hoşuma gidiyordu. Ailemin siyasete karşı tepkili durmasıyla bilgisayar alanına yöneldim.

2006-2007'de, yapay zekâ bile diyemeyeceğim ancak bugün Chat GPT, Siri vb bir şeyi tasarladığım ama o dönem "akıllı arama motoru" adını verdiğim bir şey geliştirmeye çalıştım, TarcanBot. Yazdığınızda cevap veriyordu. Bunu geliştirerek, şirket açacaktım. Google vb büyük firmaları okudum. Üniversiteye gitmeyecektim. Fakat dayım öğretmen, annem akademisyen ve babam mühendis olunca; "nasıl üniversiteye gidilmez?" gibi tepkîyle karşılaşıyorsunuz. Diplomanın kağıt parçası olduğunu söylesem de, bir ergen yeterince sert duramıyor. Şimdi olduğu gibi Andrew Tate falan yok.

Neticede üniversiteye gidip, orada şirket açacağım kişileri bulup, üniversitede çevre kurunca bırakacaktım. Bu süreçte sürekli bilgisayar, Steve jobs, Google kurucuları (Sergey ve Larry) gibi isimlerin biyografilerini okuyup ilhâm alıyordum.

Türkiye'deki üniversiteler tam bir hayâl kırıklığı. Hocama soru soruyorum kitap ismi yazıp "bunları oku, öğrenirsin" diye tersliyor. Arkadaşlara TarcanBot'u geliştirelim diye bir şeyler öğretmek istiyorum, bakarız diye sallıyorlar. Sonunda bölümden sıkıldım. Linux kullanıyor, Python seviyordum ancak "explorer varken neden firefox kullanıyorsun, linux'a ne gerek var" diyen hocalar yüzünden ilk dönem sonunda "ben okumayacağım" dedim. Tabii zorlandığımı düşündüler.

Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi

3 yıl burada uğraştıktan ve derslerden, her şeyden nefret ettikten sonra, ültimatom verdim. Böyle olmuyor, ya okulu bırakacağım ya bölüm değiştireceğim diye ve uluslararası ilişkiler branşını seçtim. Siyaset bilimiyle temelde aynıdır. 

2013 yılında geçiş yaptım ve 2014 yılında iki alanı birleştirip Emre Çetin Blog kurdum. Hem dersleri özetleyip attım hem deneyimlerimi ve fikirlerimi paylaştım. 2022'ye kadar 1,5 milyondan fazla insan geldi. 2014 ve 2015'te yazdığım 2017-2018 Türk Ekonomik Krizi yazım fazlasıyla popülerdi. O dönem ekonomi iyi idi fakat kötüleşeceğini ve nedenlerini yazdım. Tehditler, linçler, küfürler... Gel gelelim dediklerimin hepsi çıktı.

Rusya'nın yaptığı manevraları (tatbikâtler), batıda bulunmayan ama Baltık ülkelerinin düşünce kuruluşlarında yayınlanan şekliyle ince ayrıntısına kadar yazdım ve Ukrayna'ya topyekûn saldırı olacağını; bu manevralarda "bankacılık sisteminin çökmesi ve nükleer sızıntı" senaryolarının olduğunu bu yüzden nükleer tesisler ve saldırılara dikkat edilmesini yazmıştım. Gözümden kaçan bankacılık sistemlerinin çökeceğini saldırı düşündüm ama komple uluslararası alanlardan attılar fakat Rusya buna hazırmış!

Okumanın Önemi ve Nedeni

Ufak yaşlarda okuyarak programlama öğrendim, programlama öğrenince mantığım farklı çalışmaya başladı. Bu bir özelliktir. Dünyaya yeni bir bakış açısıyla, yeni bir pencereyle bakmaya başlıyorsunuz. Daha sonra beden dili, psikoloji öğreniyorsunuz; uzman olmasanız da giriş seviyesinde öğreniyorsunuz. Bunlar da farklı bakış açısı sunar. Devamında siyaset teorilerini ve karşılaştırmalı politikayı, dış politika analizi vb bir çok konuyu öğrendiğinizde; git gide sağlam hâle geliyorsunuz.

Örneğin Moğol İmparatorluğunu, Cengiz Han'ı okurken, Rusya saldırıları başladı. 6-7 kitap okumuştum ve Moğolların, esirleri kaleye gönderdiği, gece de saldırıp düşmanı uykusuz bıraktığı vb bir sürü bilgiye bakınca Rusya'nın da aynı şeyi yaptığını gördüm. İlk günlerdeki saldırılarda Rus olmayan paralı askerleri kullandılar. Özbek, Çeçen, Türkmen vs. Sürekli füzeler atarak düşmanda tedirginlik yarattılar. Ruslar, hâlâ Moğolların taktiklerini kullanıyor dedim. Bunu gördüm.

Daha sonrasında Yiğit Subutay adlı kitabı okudum. Çok güzeldir, Subutay'ı çok severim, sağlam bir asker. Kitabın bir bölümünü Cengiz'in Yiğit Subutay'ı ve Moğollar yazısında kitaptan aktardım. Mutlaka okuyunuz. Yazarı Richard A. Gabriel ise hem yazar hem de savunma çalışmaları bölümünde eski bir profesör. NATO dahil, bir çok ordunun anlayışı ve yeni stratejileri konusunda da önemli çalışmalar yaptı. Peki kitap sonunda ne dedi biliyor musunuz? Rusya'nın Moğolları bildiğini, son 100 yıla kadar batının Moğolları bilmediğini, Rus ve SSCB ordusunun, Moğol taktiklerini esas aldığını anlattı. Soğuk Savaşta ise ABD'nin Rusların bu hızlı taktiklerini durdurmak üzerine bir anlayış geliştirdiğini falan anlatmış. Kitabı mutlaka okuyunuz:


Görebileceğiniz üzere, tarihî bilgiler ve bilgileri birbirine bağlamanız; bir çok kişinin anlayamayacağı olayları size gösterecektir. Özellikle İngilizce öğrendikten sonra (ki İngilizce, Çince, Arapça, Rusça dillerinden en az birini mutlaka öneririm), size inanılmaz kapılar açılır. Düşünce kuruluşlarının raporlarını, farklı basının analizlerini öğrenirsiniz. Bizdeki gibi çakmaları değil, gerçek analiz ve araştırmaları.

Neler Okumalısınız

Benim annem ve tanıdığım çalışkan insanlar, Türk ve Dünya Klâsiklerini okur. Ben okuyamadım. Annem romanları da sever, ben tiksinirim. Hiç sevmem. Fakat bayıldığım kitap türü istisnasız biyografidir. Biyografi dışında beden dili, protokol kuralları, Türk ve Moğol olmak üzere dünya tarihî,  askerî gelişim (Türk ve dünyadaki anlayış ve değişimi) gibi bir çok alanı severim ve tabii ki uluslararası ilişkiler. 

Altın Elbiseli Adam, uluslararası ilişkiler mezunuydu. Rahmetli Barkın BAYOĞLU,  Fince dahil birkaç dil biliyordu, genel kültürü yüksekti. Eski videolarına hâlâ ulaşabilirsiniz, özellikle yayınlarını izlemenizi öneririm. İlber ORTAYLI, uluslararası ilişkiler mezunu. Örnekler çoğaltılabilir ancak karşılaştırmayla (komünistler, liberaller, realistler nasıl bakar vb) yürüdüğünüz için farklı bakış açılarına sahip oluyorsunuz. Ayrıca bizde yabancı öğrenci çok, dil %100 İngilizce idi. Afrika, Türkistan (Orta Asya), Orta Doğu gibi çok sorunlu yerden bir sürü öğrenci geliyor; 40 kişilik sınıfın 35'i yabancı idi. Dolayısıyla Osmanlı'yı da tartışıyordunuz, ekonomiyi de. Bu da farklı bakış açıları demekti.

**

Konumuza gelecek olursak; sevdiğiniz kitabı bulmanız gerekiyor ancak benim gördüğüm, kişisel gelişimden başlamak yararlı oluyor. Daha doğrusu insanlar "çıtır çerez" dediğim kitapları okuyor. Şu an bir dizi gibi heyecanla ve bayılarak okuduğum, Halil İNALCIK hocamızın Fatih Sultan Mehemmed Han kitabını okuyorum ve 800 sayfa. Direkt bundan başlatmak sizi sıkabilir. Çünkü bir çok tarihî bilgi ve belge var. Açıklayarak, karşılaştırarak geliyor. 

Alanınız ve hobilerinizle ilgili büyük insanları okumanızı öneririm. Örneğin bilgisayar ve teknolojiyi seviyorsanız, hayatımı değiştiren kitaplardan bir tanesi Steve JOBS'un biyografisiydi (Walter Isaacson). 

Ahmet Taner KIŞLALI'nın siyaset bilimi üzerine kitaplarını öneririm. Siyaset bir bilimdir ve temellerini öğrenirseniz (3 kitap okusanız ve üzerinde dursanız temelleri öğrenirsiniz); sonra daha rahat konuşursunuz.

Ahmet Şerif İZGÖREN'in Dikkat Vücudunuz Konuşuyor kitabı, okuduklarım arasında en iyi beden dili kitabıydı çünkü renkler, protokol vs vardı.

Robert Green'in Güce Ulaşmanın 48 Yasası kitabını öneririm. Özellikle kırmızı hapçı gençlik için.

Kitaplar Nasıl Okunmalı

Sevdiğim kitapları 20 kez okudum. Başından sonuna, bir nefeste bitirdim. Fakat bazen öyle bir kitap oluyor ki, akmıyor. Bazı bölümlerini okuyorum. Veya Cengiz Han ve Moğollar hakkında 7 kitap okudum, 8nciye başlayınca sıkılıyorum, akmıyor. Bir kenara koyup, başka bir kitap okuyorum. Sonra tekrar merakla bitirebiliyorum.

Zengin Baba Yoksul Baba, 30 yaşımdan sonra hayatımı değiştiren; ekonomik konulara bakış açımı değiştiren kitap. Herkese öneriyorum, ben su gibi okudum. 2-3 kişi tanıyorum, sıkılarak okudular, okuyamadılar. 

Tarih ve siyaset bilimi kitaplarında karşılaştırma gerekir. Yani bir konuyu öven, haklı bulan ile bu yanlış diyenler veya farklı yazanları karşılaştırıp okuyup; süzgeçten geçirmeniz gerekebilir.

Şunu Unutmayın

16 yaşımda politik kitaplar, beden dili vs okumaya başladım. Yazılım öğrendim (üniversiteye girmeden 14 programlama dilinde kod yazdım, yazabiliyordum), mühendislik eğitimi aldım, uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi eğitimi aldım, şirket açtık, askere gittim vs... Bir sürü kitap okudum, hepsi üst üste geldi, geldi, altyapı oluşturdu ve Zengin Baba Yoksul Baba okudum, hayatım değişti. Yani hiçbir şey okumasaydım ve bunu okusaydım hayatım değişmezdi. 

Dolayısıyla benim önermem veya birisinin önermesi; ancak benzer deneyimleri yaşamış, benzer şeyleri okumuş kişilerde okuduktan sonra değişim başlatabilir. Çünkü bir temel, altyapı oluyor. okuduğunuz, öğrendiğiniz, deneyimlediğiniz her şey altyapı oluşturuyor.

Bu hayatta hiçbir şey temel bilimler gibi keskin değil. Yani 2+2=4. İstanbul'da da 4, Mars'ta da 4. Solcuya göre de 4, sağcıya göre de 4. Her dinde, her kültürde 4. Çünkü kesin. Fakat konu toplum, insan ve sosyal bilimler olduğunda asla böyle kesinlik yok. Birey, anlayış, kültür, inanç, yapı vs gibi binlerce etmen devreye giriyor. Bu yüzden kendi doğrunuzu bulmak zorundasınız.

Kitapta değil, hayatınızda da böyle. Andrew Tate veya herhangi bir insanın aynısı olmaya çalışmayın. Düşmanlarınızdan dahi iyi yanları ve doğru yaptığı şeyleri alın, kendinizi geliştirin ve kendi yolunuzu çizin. Yapmanız gereken şey bu olmalı. 

Kitap Önerilerim

Merak edenlere bazı alanlarda kitap önerisi vereyim. Programlama öneririm; html ve css ile başlayın ama ben javascript'e bayılırım. Php sonra Python yolunda gittim. Qbasic, ASP, Delphi 7 ve haliyle c/c++ gibi dilleri de öğrendim ama favorilerim javascript, php, python. Javascript, web ve front-end (görsel), Python ve PHP ise back-end, arkaplan için önemli. Mysql ve Sqlite biliyordum. Veritabanı da güzeldir. Öğrendikleriniz farklı bakış açısı sağlar.

Gelelim kitaplara. Tabii bu giriş seviyesi için, bazı olayları anlamanız için:

Politika

  • Ahmet Taner Kışlalı – Siyaset Bilimi
  • Machiavelli – Prens
  • Frank Acuff – Uluslararası Müzakere
  • Henry Kissinger – Kriz
  • Henry Kissinger – Diplomasi

Atatürk ile İlgili


  • Falih Rıfkı Atay – Çankaya
  • Şevket S. Aydemir – Tek Adam
  • Nuri Ulusu’nun Hatırları – Atatürk’ün Yanı Başında
  • İ. Habib Servük – Atatürk ile Beraber
  • Turgut Gürer – Atatürk’ün Yaveri Cevat Abbas Gürer
  • Bir Elçiden Gazi Mustafa Kemal – Charles H. Sherrill (ABD Büyükelçisi)
  • Sınıf Arkadaşım Atatürk – Ali Fuat Cebsoy

Andrew Mango - Atatürk, Celal Şengör - Dahî Diktatör, Lord Kinross - Bir Milletin Doğuşu... Uzatılabilir


Kişisel Gelişim ve Ekonomi

  • Ahmet Şerif İzgören - Dikkat Vücudunuz Konuşuyor
  • Rober Kiyosaki - Zengin Baba Yoksul Baba (ikinci kitabı Nakit akışı ölçüm çeyreği de iyi)
  • Robert Greene - Güce Ulaşmanın 48 Yasası (Baştan Çıkartma Sanatı da iyidir)
  • Catherine Kaputa - Sen Bir Markasın
  • Leil Lowndes - İnsan İlişkilerinde Nasıl Çok Başarılı Olursunuz
  • Hward Schultz - Starbucks ve Onward

Biyografi

  • Walter Isaacson - Steve Jobs
  • Aslee Vance - Elon Musk
  • Celalettin N Taçşı - Zamanı durduran Saat
  • Karin Strum - Michael Schumacher
**

Yani çok var aslında. Güncel kütüphanemi eve geçince çekip atarım. 2 koli depoda, 1 koli Eskişehir'de var. Kıbrıs'tan gelirken 2 koli bağışladım. Fakat giriş için bunları söylebilirim.

Yoksa Cengiz Han ve Moğollar ile ilgili bir başlıyor, Türk Askerî Kültürü ile ilgili kitaplar, Sun Tzu - Savaş Sanatı'ndan (ki mutlaka okuyun), Org. İzzettin Çalışlar’ın Anılarıyla Gün Gün, Saat Saat İstiklâl Harbi’nde Batı Cephesi'ne kadar, bir çok kitap mevcut, önerebilirim. Mesela mevzubahis kitap krokilerle Batı Cephesini anlatır, şöyledir:


Dr. Selim Erdoğan'ın yine Kurtuluş Savaşı üzerine Sakar ve Büyük Taaruz kitapları var. Halil İNALCIK hocamızın F.S. Mehmed kitabı ayrı güzel, dizi gibi merakla sonraki sayfaları bekliyorum. Devlet-i Aliyye var, Osmanlı İmparatorluğunu anlatıyor. Şeyda Taluk'un Seçim Nasıl Kazanılır kitabı çok güzel.



Sonuç

Bir çok kitap önerebilirim ancak tarih, savaş ve politika benim hobim ve alanım. Dolayısıyla siz de hobinizi, zevk aldığınız konuları bulacaksınız. "Okudum ama beğenmedim". Çok güzel, beğenmediğiniz şeyleri buldunuz bu birincisi; ikincisi, bazı yazarların dili rezil (İngilizcesi güzel, Türkçesi kötü oluyor), anlatımı kötü oluyor. Dolayısıyla bir kitaptan konuya ulaşamayacağınız gibi çabuk sıkılıyor olabilirsiniz.

Kitap okumayı sevmeniz gerek. Okumayı sevmeniz gerek. İlgi alanları ve öğrenmek istediğiniz konuları bulacaksınız. Fakat içinizde merak yoksa, öğrenme isteği yoksa öğrenemezsiniz. Sosyal medya bizi sabırsızlığa itiyor. Hemen olsun, şimdi olsun; dikkatimiz kolay dağılıyor. Dopamin bombardımanı... Bundan kurtulmak gerek.

Şunu da unutmayın, sabahtan akşama kadar kitap okumakla da çözülmüyor bazı şeyler. Kitap sadece genel bilgi verir. Bunu oturtabilmeniz için, gidip o işi yapan insanlara ulaşmanız gerekiyor. Deneyim etmeniz gerekiyor. Öğrenmenin en iyi yolu, usta birisinin gözetiminde o işi yapmaktır. E savaş yönetemeyeceğimiz için kitapları okuyup, bilenlerle tartışabiliriz. Ayrıca savaşları ve yönetimi öğrenmek için Hearts of Iron 4, Europa Universalis 4, Diplomacy 3-4 gibi oyunlar da (ve hatta Tropico), etkili. Okulda okurken bir çok kavramı, sözcük ve yönetim anlamında burada öğrendim. Üstelik altyapı, üretim kısıtlılığı vs bir sürü konuda farklı şeyler öğrenebilirsiniz.

Yani oyun bile oynayacaksanız, öğretici olsun. Elinize silah alıp "ta ta ta öldün çık" kavramıyla günde 5 saatinizi oyuna, 3 saatinizi sosyal medyaya vermenizi önermiyorum. 

Sağlıcakla kalın..





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Erkeğin Öğrenmesi Gereken 100 Yeti - Sorumluluk Almayı Bilin!

Testosteronu Öldüren ve Düşüren Şeyler

Kafanızı Toparlayın Yapacağınız İşi Bulun